Ekonomideki gelişmeler sadece makro büyüklükleri etkilediği gibi, ilgili kurumların davranışlarını ve politikalarını değişime zorlamakta. Bu kurumların başında da merkez bankaları gelmekte. 2008 krizi gelişmiş ülke merkez bankalarını muhafazakar Neoklasik iktisat kuramı temelli politikalarından vazgeçmelerine neden oldu. Kriz, başta FED olmak üzere birçok ülkenin merkez bankasını parasal genişlemeye gitmesi için adeta zorladı. Oluşan yeni durum sadece makro iktisat teorisini (para teorisini) değil, finansal sistem açısından da ayrıştırıcı oldu. Para teorisinde Post-Keynesyen temelli görüşler öne çıkarken, bankalar da sıfır (kimi zaman negatif) ya da sıfıra yakın faiz oranı ile çalışmayı öğrendiler.
Para politikasındaki bu değişim krizin belli dönemlerinde uç noktalara taşındı, merkez bankaları Hazine yönetimleri ile birlikte şirket kurtardı, devlet tahvili satın alımı yoluyla piyasaya sürekli likidite aktardı. Hatta bu takvime bağlandı (ECB gibi). Bunu sonucunda merkez bankası bilançoları hızla büyüdü, örneğin FED bilanço büyüklüğü krizin başına göre yaklaşık dokuz kat arttı. Ancak bu da krize tam çare olmadı. Kriz çanları yeniden çalmaya başladı.
İTD bu sayısında merkez bankası ve bankalar ilişkisini kriz sürecindeki kuramsal tartışmalar ile birlikte irdelemeyi öne çıkartıyor. Süleyman Değirmen’in “Merkez Bankaları ve Bankaların Davranışları 2007-8 Kriz Sonrası Farklılaştı (mı?)” makalesi bu konuda açıklayıcı ve irdeleyici bir niteliği taşıyor.
Sosyal bilimciler konuşuyor köşesinin bu sayıdaki konuğu hocaların hocası İlhan Tekeli. İlhan Hocam beni ve yazı işleri müdürümüzü evinde misafir etti. Ortaya doyurucu ve kalıcı bir söyleşi çıktı. İlhan Tekeli hocamıza çok teşekkür ediyoruz.
İTD Asaf Savaş Akat ödülünün ilk sahibi Ufuk Akciğit geçtiğimiz günlerde Max Planck ödülünün de sahibi oldu. Ufuk Hoca ile bu ödülü ve iktisat alanındaki gelişmeleri konuştuk.
İTD Üniversiteler ile işbirliğine devam ediyor. 7 Kasım da Türk-Alman Üniversitesi’ne konuk olduk. Genç akademisyenlerin ve öğrencilerin geleceğe yönelik heyecanları bizleri de yarınlar için umutlandırdı. Bu konferansları zamanımız yettiğince sürdürmeye devam edeceğiz.
Önümüzdeki sayılarda da gündemden kopmadan iktisat kuramı ve politikasındaki farklı görüşleri ve yaklaşımları masaya yatırmaya devam edeceğiz.
İTD alanında okunmak için yayımlanan tek dergi. Bu sorumluğumuzu artırıyor. Ancak ilk sayımızdan bu yana bize destek veren akademisyenler ve siz okurlarımız bu sorumluluğu kaldırmamıza yardım ediyor. Bundan dolayı diyoruz ki;
Okuyarak ve sevgiyle kalın.




