Dünya Gazetesi Yazıları

KRİZİ AŞMANIN YOLU 26/08/2011

 

Geçen hafta ABD ekonomisine ilişkin dalgalanma sertleştiğinde Başkan B. Obama şu minvalde bir konuşma yaptı: “Çok kaygılanmaya gerek yok. ABD hala ileri teknoloji üretebiliyor. ABD’de verimlilik yüksek. Eğitim niteliği yüksek işgücüne sahibiz. Biz bu krizi aşarız”.  Başkan bu yargısında çokta haksız değil. Nitekim OECD’nin geçtiğimiz ay yayınladığı büyüme raporunda (tam adı, Economic Policy Reforms Going for Growth) ABD yüksek verimlilikle çalışan ekonomilerinin başında yer almaktadır. Raporda ülkeler beş gruba ayrılmış:

  • Yüksek gelir düzeyi ve yüksek verimliliğe sahip olan ülkeler (ABD, Norveç, Lüksemburg),
  • Ortalama gelir, yüksek ücretlere sahip olan ülkeler (Avusturulya, Kanada, Yunanistan gibi ülkeler),
  • Ortalama gelir, yüksek verimliliğe sahip olan ülkeler (Belçika, Fransa, Almanya gibi ülkeler),
  • Ortalama gelir, ortalama ücret ve verimliliğe sahip olan ülkeler (Danimarka, Finlandiya, İsveç gibi ülkeler),
  • Düşük gelirli, düşük verimliliğe sahip olan ülkeler (Türkiye, Slovak Cumhuriyeti gibi ülkeler)

 

Raporda bu sınıflama yapıldıktan sonra, çeşitli grafikler veriliyor ve bu gruplama ayrıntılı şekilde analiz ediyor.

 

ABD kendine güveniyor. Çünkü ileri teknoloji ürünler üretiyor ve ihraç ediyor, marka ürünlere sahip. ABD bunu sahip olduğu araştırma gücü, araştırmacısı yani bilim üretme potansiyeli ile sağlıyor. Yüksek verimliliğe sahip diğer ülkelerde de durum farklı değil. Bilim, araştırma gücü krizi aşmada anahtar rolü üstleniyor.

 

Şimdi bir de ülkemize bakalım. Türkiye ihracatta sorun yaşıyor. İhracatımız içinde ilk sırayı alan otomotiv Haziran’da 327 milyon dolar dış açık verdi. Üstelik kriz öncesinde de ihracatta sorun vardı. İhracat önemli. Çünkü büyümek içinde ihracat yapmak durumundayız. İç talebe dayalı büyüme er ya da geç sorun çıkarıyor. Bunun nedeni de dış ticaret açığının/cari açığın artması sonuçta ülkeyi ara malı ithal edemez hale getiriyor. Sonuçta da büyümek yerine küçülmeye başlıyorsunuz. 

 

Daha fazla ihracat yapmak kadar hangi tür malları ihraç ettiğinizde önemli. Katma değeri yüksek, ileri teknoloji ürünler, doğal olarak ihracat hacminizi yukarı doğru çekiyor. Bu da büyüme ile ilgili sorunları aşmanızı sağlıyor.

 

Türkiye’nin ihracatındaki temel tıkanıklıkta buradan kaynaklanıyor. İleri teknoloji içeren, marka değeri yüksek ürün ihracatı çok düşük. Açıkçası bu hiçbirimiz için sürpriz olmamalı. Çünkü yüksek verimlilik, ileri teknoloji ancak araştırma gücünüzle, bilim üretme potansiyeliniz ile ilişkili.

 

Türkiye’de ise bilim yapmak zor. Zor olunca da bilim yapmanın ilk ön adımı olan temel bilim alanlarını, öğrenciler üniversite sınavında tercih etmiyorlar. Bunu ben değil, iki gün önce YÖK Başkanı söyledi. Öğrenciler Fizik, Kimya,  Biyoloji bölümlerini tercih etmiyorlar. Çünkü istihdam olanağı yok. Türkiye’de ki üniversitelerin büyük kısmı, bu kadar öğrenci ile araştırma yapma imkanı büyük ölçüde kısıtlanmış durumda. Özel sektörde henüz gelişmiş ülkeler gibi araştırmaya kaynak ayırmaya hevesli değil.

 

Ahval  böyle olunca, Türkiye yüksek katma değerli ürünler, marka ürünler üretemiyor. İhraç edemiyor. Bunun için kaynak yok diyorsanız. İnsaf diyorum. Etrafınıza bir bakın nerelere kaynak aktarıyoruz. İyi bayramlar.

 

Tüm Dünya Gazetesi Yazıları